Adrese teslim diyet yemek servisi
Danışma HattıDanışma Hattı
0212 613 2333

Bitki Çayları İçerken Dikkat

Bitki Çayları İçerken Dikkat

Özellikle kış aylarında bağışıklığı desteklemek, vücut direncini artırmak veya metabolizma hızını yükseltmek için insanlar aktarlara giderek bitki çayları veya poşet bitki çayları alıyorlar. Ancak bitki çayları çok masum gibi düşünülerek, insanlar kendilerinde var olan bazı hastalıklara bakmadan veya bu hastalıkların farkında bile olmadıklarından ve de yan etkilerini bilmeden şifa zannederek bol bol içebiliyorlar. Oysa yeşil çay, adaçayı, ekinezya, zencefil gibi birçok bitki çayı bazı durumlarda tehlikeli olabiliyor. Bu yüzden sağlığa fayda yerine zarar vermemek için bitki çayı kullanımına dikkat edilmesi gerekmektedir.

Yeşil çay

En sık tüketilen bitki çaylarından birisi olan yeşil çayı hipertansiyonu ve çarpıntısı olan kişiler tüketirken dikkat etmelidir. Yeşil çay içeriğindeki epigallokateşin galat sayesinde metabolik hızı artırıyor ancak aşırı tüketiminde, içerisindeki kafeinden kaynaklı hipertansiyonu ve çarpıntısı olan kişileri rahatsız edebilir. Bu kişiler yeşil çayı günde bir-iki fincandan fazla tüketmemelidir.

Kekik

Günlük yaşamda çok sık kullanılan, kendine has koku ve tadıyla şifalı baharatlardan olan kekik çayı; idrar enfeksiyonlarından sindirim problemlerine, üst solunum yolu enfeksiyonlarından mide rahatsızlıklarına kadar pek çok fayda sağlasa da, tansiyonu düşürücü etkisinden dolayı yüksek tansiyon hastalarında ilacın etkinliğini arttırdığından sanılanın aksine olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle yüksek tansiyon hastalarının eğer kekik çayı içeceklerse bir uzman kontrolünde ilaçtan 2 saat sonra tüketmeleri uygun olabilir.

Ekinezya

Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisiyle ekinezya soğuk algınlığında çok sık kullanılan bir bitki çayıdır. Soğuk algınlığı kalıntılarının önlenmesi ve tedavisinde yardımcı olur. Mevsim değişimlerinin etkilerini hafifletmek, hastalıklara karşı vücut direncini artırmak için ekinezya çayı bir ay düzenli kullanılabilir. Ancak bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Doğum kontrol, alerji ve kolesterol ilaçları ile etkileşimi olduğundan, bu ilaçları kullananlar bir uzman tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanmamalıdır.

Zencefil

Zencefilin soğuk algınlığı, mide ve bağırsak rahatsızlıkları ve diyabet üzerine olumlu etkileri biliniyor. Ancak bu şifalı bitki, safra salgısını artırdığı için safra kesesiyle ilgili rahatsızlığı olanların uzman kontrolünde tüketmesi şart. Ayrıca hamilelikte bulantı ve kusmayı önlediği için de zencefil kullanılıyor. Ancak 1 gr üzerinde zencefil alınması adet söktürücü etkisiyle düşük riskini meydana getirebileceği için, uzmana danışarak güvenli doz aralığında kullanılmalıdır.

Sinameki çayı

En tehlikeli örnek sinemaki yaprağı çayı! Zayıflama çaylarında sıkça karışımıza çıkan sinameki, özellikle kabızlık tedavisinde sıklıkla kullanılıyor. Ancak 3 haftadan fazla tüketilmesi durumunda bağırsakta kalıcı hasara hatta uzun vadede tümörlere bile neden olabilir. Ayrıca sinameki, bağırsaklarda kronik bir tembellik de ortaya çıkarabiliyor.

Adaçayı

Soğuk algınlığı tedavisinde adaçayı ve gargarası çok etkilidir. Sinüsleri ve akciğerleri temizler. Adaçayının içinde bulunan cineol isimli bileşen sayesinde öksürüğü önlemeye yardımcı olur. Özellikle ağız ve boğaz enfeksiyonlarındaki etkisiyle bilinen adaçayı, uykuya eğilimi artırdığı için sakinleştirici ilaç alanlarda ve gebelikte kullanılmamalıdır. Ayrıca kasılmalara da neden olduğundan hamilelerin adaçayı tüketmemesi gerekiyor.

Zerdeçal

Zerdeçalın içerisinde bulunan kurkumin vücudumuzda hasara, kanser ve iltihaba yol açan maddelerin oluşumunu önler. Yapılan çalışmalar kemoterapi ve radyoterapi uygulanan kanser hastalarında tedavinin daha etkili olmasını sağladığını gösteriyor. Ancak zerdeçalı safra kesesinde taş olanlar kullanmamalıdır. Çünkü safra akışını artırıcı etkisi vardır.

Kuşburnu

Kuşburnu, içerisindeki C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini korur ve güçlendirir. Soğuk algınlığı, nezle ve grip gibi enfeksiyonlu hastalıklar ile romatizma gibi iltihabi hastalıkların doğal tedavisi için de son derece etkili ve kullanışlıdır. Ancak gün içerisinde üç fincandan fazla tüketimi deride kaşıntı gibi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Ağızda ve sindirim sisteminde tahrişe yol açabilir.

Kayısı çayı

Kayısı çayı içmek gözler, kalp, karaciğer, sinir ve mide için iyi bir tonik olarak kabul edilmektedir. Kayısı suyu bu organların daha iyi çalışmasına yardımcı gerekli olan tüm vitamin ve mineralleri içermektedir. Ancak, aşırı doz tüketimi baş ağrısı, baş dönmesi ve kusma gibi yan etkilere neden olabilmektedir. Bu nedenle ölçülü bir şekilde tüketilmelidir.

Ihlamur

Terleyip vücudunuzdaki toksinleri azalttığı gibi ateşi düşürmeyi de sağlar. Gribe ve nezleye, öksürüğe iyi gelir. Migren ve sinüzite bağlı baş ağrılarınızı hafifletir. Kaygıyı ve stresi azaltır. Panik atak tedavisine iyi gelir. Çarpıntı riskini azaltır. İshal tedavisinde kullanıldığı gibi kan basıncının da düşmesini sağlar. Karaciğer rahatsızlıkları ve damar sertliğine birebirdir. Sindirim sisteminizin olması gerektiği gibi çalışmasını sağlar. Ancak demir emilimini hızlandırdığı için anemi hastalığı olan kişilerin, kan sulandırıcı etkisinden dolayı hamilelerin, ciddi bir rahatsızlığı olup ilaç kullanan kişilerin ilaç etkileşimine  zararı olmaması açısından uzman kontrolünde tüketmesi gerekir. 

Rezene  çayı

Mide spazmı ve kasılmasını engeller. Vücudun safra üretimine yardım eder. Anne sütünü arttırır. Diş ağrılarının geçmesinde birebirdir. Mide gazının atılmasına ön ayak olur. Reflüye iyi gelir. Öksürüğü minimuma indirir. İştah açıcı bir özelliği vardır. Rahim kasılmalarında rahatlatıcı bir etkisi vardır. Bağırsakların temizlenmesinde etkin bir rol üstlenir. Ancak aşırı tüketimi cilt döküntülerine, vücutta kızarıklara, baş ağrısı, kusma, titreme gibi problemlere yol açabilir. Epilepsi hastaları, hamileler, rahim ve meme kanseri olanlar, alerjik sorunu olan kişiler tüketmemelidir.